Preloader
Bizimle iletişime geçin!
img

STEM Nedir?

STEM denilen şey aslında çocukların okulda gördüğü o matematik, fen gibi derslerin sadece kitap sayfalarında kalmayıp sokağa, eve, yani gerçek hayata inmesi demek. Uzun uzun anlatıyorlar ama özü şu: Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik kelimelerinin baş harflerini birleştirmişler, adını da STEM koymuşlar. Ama mesele sadece bu dersler değil. Asıl olay, çocuğa bir problemle karşılaştığında "ben bunu nasıl çözerim?" kafasını aşılamak. Yani çocuk sadece formül ezberlemesin; o formülle bir köprü kursun, bir robot yapsın ya da bozulan bir şeyi nasıl tamir edeceğini bizzat deneyerek öğrensin istiyoruz.

Eskiden nasıldı? Matematik öğretmeni sayıları anlatır, fen öğretmeni deneyi yapar, kimse de bu ikisi birbiriyle nerede buluşuyor diye sormazdı. STEM ise bu aradaki duvarları tamamen yıkıyor. Mesela çocuk kartonlardan basit bir ev yaparken hem mühendislik mantığını kullanıyor hem de o evin ne kadar büyük olacağını hesaplarken matematiği işin içine katıyor. Böylece öğrenilen hiçbir bilgi havada kalmıyor. Çocuk "biz bunları niye öğreniyoruz ki?" diye sızlanmak yerine, o bilginin yaptığı işi nasıl ayağa kaldırdığını kendi gözleriyle görüyor.

Peki neden son yıllarda her yerde bu STEM lafını duyuyoruz? Çünkü artık dünya sadece ezber yapan değil, elindeki farklı bilgileri birleştirip ortaya yeni bir şey çıkaran insanlara ihtiyaç duyuyor. STEM mantığıyla büyüyen çocuk; bir sorunla karşılaştığında pes etmek yerine "başka nasıl yapabilirim?" diye düşünmeyi öğreniyor. Aslında çocuğa sadece derslerinde başarılı olmayı değil, merak etmeyi, kurcalamayı ve keşfetmeyi bir yaşam tarzı haline getirmeyi öğretiyor. Kısacası STEM, çocukları sadece geleceğin mesleklerine değil, hayatın kendisine hazırlama biçimi diyebiliriz.

STEM Neden Önemlidir?

Aslında bu sorunun cevabı çok basit: Çünkü dünya artık sadece "bilen" değil, "yapan" insanların dünyası. Eskiden bir bilgiyi ezberleyip sınavda kağıda dökmek başarı için yetiyordu ama artık o devir kapandı. STEM eğitimi de tam bu noktada devreye giriyor. Çocuğa sadece formül vermiyor; o formülü alıp hayatta karşılaştığı bir sorunu çözmek için nasıl kullanacağını öğretiyor.

En büyük önemi, çocuklara kazandırdığı "pes etmeme" kültürü. STEM etkinliklerinde bir şeyi ilk denemede doğru yapmak neredeyse imkansızdır. Çocuk deniyor, köprü yıkılıyor; bir daha deniyor, devre çalışmıyor. İşte o an çocuk, hatanın bir başarısızlık değil, sonuca giden yolda bir basamak olduğunu anlıyor. Bu "deneme-yanılma" sabrı, yarın bir gün iş hayatında ya da özel yaşantısında bir sorunla karşılaştığında paniklemek yerine "başka nasıl çözebilirim?" diye düşünmesini sağlıyor.

Bir diğer mesele ise geleceğin meslekleri. Bugün ilkokula giden çocukların yarısından fazlası, henüz adı bile konmamış işlerde çalışacak. Teknoloji bu kadar hızlı ilerlerken çocukları sadece bugünün bilgisiyle donatmak onlara haksızlık olur. STEM sayesinde çocuklar; eleştirel düşünmeyi, ekip çalışmasını ve analitik bakmayı öğreniyor. Yani aslında onlara bir meslekten ziyade, her türlü iş kolunda hayatta kalmalarını sağlayacak bir "altın bilezik" takılıyor.

Sonuçta STEM, çocukların içindeki o doğal merak duygusunu öldürmeden beslemeyi amaçlıyor. Merak eden, sorgulayan ve "ben bunu daha iyi nasıl yaparım?" diyen bir nesil, sadece kendi hayatını değil, bütün dünyayı değiştirme potansiyeline sahip oluyor. Kısacası STEM, çocukları sadece okul hayatına değil, gerçek dünyanın karmaşasına ve rekabetine hazırlıyor.


STEM Eğitimi Çocuklarda Hangi Becerileri Geliştirir?

Aslında STEM dediğimiz olay, çocuğun sadece ders çalışması değil, beynindeki çalışma sisteminin vites değiştirmesi gibi bir şey. "Robot yapalım, kod yazalım" işin görünen yüzü ama arka planda çocuk bambaşka bir kafaya geçiyor. Peki, bu süreç çocukta neleri değiştiriyor, hangi yetenekleri parlatıyor?

En başta, çocuk bir sorunla karşılaştığında "eyvah ne yapacağım" demek yerine "ben bunu nasıl çözerim" diye düşünmeye başlıyor. Buna biz problem çözme yeteneği diyoruz ama aslında bu bildiğin çözüm odaklı yaşama becerisi. Ezberlemek yerine sorguluyor; bir şey bozulduğunda ya da maketi yıkıldığında pes etmek yerine, "nerede yanlış yaptım?" diye bakmayı öğreniyor.

Yaratıcılık meselesi de çok yanlış anlaşılıyor; sanki sadece resim yapmakla, müzikle ilgiliymiş gibi görülüyor. Halbuki STEM, çocuğa "başka bir yol bul" diyor. Eldeki iki parça malzemeden çalışan bir şey çıkarmaya çalışmak, aslında yaratıcılığın en saf hali. Çocuklar sadece tüketmeyi değil, "ben bunu nasıl daha iyi yaparım?" diyerek üretmeyi keşfediyor.

Bir de işin en önemli kısmı; hata yapmaktan korkmamak. Okulda genelde hata yapınca notu kırılır, çocuk çekinir. Ama STEM’de hata yapmak, işin bir parçası. Deniyor, olmuyor, bir daha deniyor... İşte bu süreç çocuğa sabırlı olmayı ve başarısızlığın bir son değil, sadece bir basamak olduğunu öğretiyor. Bu özgüven de ileride hayatta karşısına çıkan zorluklarda onu çok daha dirençli yapıyor.

Tabii bir de ekip çalışması var. Çoğu proje beraber yapılıyor; biri çiziyor, biri ölçüyor, diğeri fikrini söylüyor. Çocuklar orada fikir paylaşmayı, başkasının dediğini dinlemeyi ve ortak bir amaç için kavga etmeden çalışmayı öğreniyor. Üzerine bir de teknolojiyi sadece oyun oynamak için değil de bir şeyler üretmek için kullanmayı ekleyince, çocuk aslında geleceğe tam donanımlı hazırlanmış oluyor.

Kısacası STEM, çocuğa sadece okul başarısı değil; ileride hangi işi yaparsa yapsın hayatını kolaylaştıracak bir bakış açısı kazandırıyor.


STEM Eğitiminin Amacı Nedir?

STEM eğitiminin temel amacı aslında çocuklara sadece ders anlatmak değil; onları "bilgi tüketicisi" olmaktan çıkarıp "sorun çözen ve üreten" bireyler haline getirmektir. Klasik eğitimde çocuklar genelde bilgiyi ezberleyip sınav kağıdına döker ve sonra unutur. STEM ise bu bilgiyi raftan indirip hayata dahil etmeyi hedefler. Yani çocuğun sadece formül ezberlemesi değil, o formülü kullanarak gerçek bir soruna çözüm üretmesi asıl meseledir.

Geleneksel sistemde genelde çocuklara "neyi" düşünmeleri gerektiği söylenir; STEM ise onlara nasıl düşüneceklerini öğretmeyi amaçlar. Bir problemle karşılaştığında paniklemek yerine; "Elimde hangi imkanlar var? Bu matematik hesabını şu mühendislik mantığıyla birleştirirsem bu sorunu çözebilir miyim?" diyebilen bir kafa yapısı oluşturmak istenir. Hedef; hayata karşı merakı hiç bitmeyen, kurcalayan, hata yapmaktan korkmayan ve bozduğu şeyi daha iyi şekilde yeniden yapabilen nesiller yetiştirmektir.

Bir diğer önemli amaç da çocukları geleceğin dünyasına hazırlamaktır. Hepimiz biliyoruz ki teknoloji çok hızlı ilerliyor ve bugün bildiğimiz pek çok meslek yarın şekil değiştirecek. STEM eğitimi; çocuğa sadece bugünün teknolojisini kullanmayı değil, değişen dünyaya uyum sağlama becerisini kazandırmayı amaçlar. Esnek düşünebilen, ekip çalışmasına yatkın ve bir engelle karşılaştığında pes etmeyip "başka nasıl yapabilirim?" diye soran bireyler yetiştirmek bu eğitimin kalbidir.

Özetle STEM'in amacı; sadece geleceğin mühendislerini ya da bilim insanlarını yetiştirmek değildir. Hangi mesleği seçerse seçsin; çevresindeki dünyaya eleştirel gözle bakabilen, çözüm odaklı düşünen ve elindeki bilgiyi somut bir faydaya dönüştürebilen insanlar yetiştirmektir.


STEM Eğitiminde “Kodlama”nın Rolü Nedir?

Kodlama denince akla hemen siyah bir ekranda akan karmaşık yazılar, sayılar geliyor ama STEM eğitiminde kodlamanın yeri aslında bundan çok daha derin. Kodlamayı sadece bir bilgisayar dili öğrenmek gibi değil, bir "düşünme biçimi" kazanmak gibi görmek lazım. STEM içindeki o bilim, matematik ve mühendislik parçalarını birbirine bağlayan asıl tutkal kodlamadır.

Peki, kodlama bu sürecin neresinde duruyor? En basit haliyle, bir çocuğun hayalindeki projeyi ete kemiğe büründürmesini sağlıyor. Çocuk bir robot tasarladığında (mühendislik), onun nasıl hareket edeceğini hesapladığında (matematik) aslında elinde sadece bir maket vardır. O makete "can veren", ona ne yapması gerektiğini söyleyen kısım ise kodlamadır. Bu sayede çocuk, teknolojiyi sadece kullanan değil, ona hükmeden ve onu baştan yaratan kişi konumuna geçer.

Kodlamanın en büyük rollerinden biri de "algoritmik düşünme" becerisini geliştirmektir. Bu, aslında bir sorunu küçük parçalara bölüp adım adım çözmek demek. Çocuk kod yazarken bir hata yaptığında (ki mutlaka yapar), bilgisayar ona anında "burası çalışmıyor" der. İşte o an çocuk, nerede yanlış yaptığını bulmak için tüm süreci geriye doğru tarar. Bu durum, günlük hayattaki sorunlara karşı da müthiş bir sabır ve çözüm üretme yeteneği kazandırır.

Sonuç olarak STEM eğitiminde kodlama, çocuğun elindeki teorik bilgiyi dijital dünyada bir güce dönüştürme aracıdır. Okuma-yazma bilmek nasıl temel bir beceriyse, artık kodlama bilmek de dijital dünyanın dilini konuşmak anlamına geliyor. Çocuklara sadece "tüketici" olmayı değil, geleceği "inşa eden" tarafta yer almayı öğretir.


0 Yorum

Yorum Yap

E-Posta Adresiniz paylaşılmayacaktır. * ile işaretli alanlar zorunludur