Okul Öncesi Kodlama Nedir?
Okul öncesi kodlama denince akla hemen bilgisayar başında çocuklar gelmemeli. Bu yaş grubunda kodlama çoğu zaman ekransız başlar. Daha çok düşünme, sıralama ve neden-sonuç ilişkisi kurma üzerine gider. Yani “bilgisayara kod yazmak”tan çok, çocuğun nasıl düşündüğüyle ilgilidir.
Okul öncesi dönemde kodlama, çocuğa “önce ne olur, sonra ne olur?” sorusunu sordurur. Bir oyuncağı bir yerden başka bir yere götürürken bile aslında küçük bir plan yapar. Önce ayağa kalkar, sonra yürür, sonra uzanır. Kodlama mantığı tam olarak bu sıralamayı fark etmektir.
Bu yaşta yapılan kodlama çalışmaları genelde oyun şeklindedir. Renkli kartlar, yön okları, yerde yapılan parkurlar ya da hikâye anlatımları kullanılır. Çocuktan bir robot gibi düşünmesi istenir ama bu robot bazen öğretmen olur, bazen arkadaşları. Sağ-sol, ileri-geri gibi kavramlar bu şekilde öğrenilir.
Önemli olan nokta şu: Okul öncesi kodlama “öğretelim” diye yapılan bir şey değildir. Zaten çocuk oyun oynarken bunları doğal olarak yapar. Biz sadece fark etmesini sağlarız. Yanlış yaptığında sil baştan denemesi normaldir. Hatta çoğu zaman yanlışlar daha öğreticidir.
Bu çalışmalar sayesinde çocuk problem çözmeye alışır, sabırlı olmayı öğrenir ve düşüncelerini sıraya koyar. Bilgisayar başına geçmese bile, aslında kodlamanın temelini atmış olur. Bu yüzden okul öncesi kodlama, teknoloji öğretmekten çok düşünmeyi destekleyen bir süreçtir.
Okul Öncesi Basit Kodlama İle Neler Yapılabilir?
Okul öncesi dönemde yapılan basit kodlama çalışmaları, çoğu zaman fark edilmeden öğrenilen şeylerdir. Çocuk için bu bir ders değil, oyundur. Ama o oyunların içinde düşünme, sıralama ve karar verme vardır. Ekran açılmadan da pek çok şey yapılabilir.
En basit örneklerden biri yön çalışmalarıdır. İleri git, dur, sağa dön, sola dön gibi komutlar oyunla verilir. Çocuk bazen bir oyuncak arabayı yönlendirir, bazen kendisi o arabanın yerine geçer. Yanlış yönde giderse geri döner, yeniden dener. Bu süreçte “adım adım ilerleme” mantığını fark eder.
Günlük işleri sıraya koyma da basit kodlamaya girer. Sabah uyanınca ne yapılır, önce hangisi gelir, sonra hangisi? Diş fırçalama, giyinme, kahvaltı… Bunları kartlarla sıralamak bile kodlama mantığıdır. Çocuk, bir işin rastgele değil, belirli bir düzenle yapıldığını görür.
Hikâye tamamlama çalışmaları da bu yaş için çok uygundur. Bir hikâyenin başı verilir, sonu eksik bırakılır. Çocuktan olayları doğru sıraya koyması istenir. Bu, hem hayal gücünü kullanmasını sağlar hem de mantıklı bir akış kurmasına yardımcı olur.
Basit eşleştirme ve tekrar oyunları da kodlamanın içindedir. Aynı rengi bulmak, aynı şekli tekrar etmek ya da belirli bir kurala göre dizmek çocuğun dikkatini toplamasını sağlar. Küçük hatalar yapar ama bunlar sürecin bir parçasıdır.
Kısacası okul öncesi basit kodlama, çocuğu bilgisayara hazırlamak değil; düşünmeye, denemeye ve sabırla ilerlemeye alıştırmaktır. Bu yaşta yapılan küçük oyunlar, ileride çok daha büyük becerilerin temelini oluşturur.
Okul Öncesi Kodlama Öğrenmek Neden Önemlidir?
Okul öncesi kodlama öğrenmenin önemi genelde yanlış anlaşılır. Birçok kişi bunu “çocuğu erken yaşta bilgisayara alıştırmak” gibi düşünür. Oysa asıl mesele bilgisayar değil, düşünme şeklidir. Bu yaşta yapılan kodlama çalışmaları çocuğun zihnini düzenlemeye yardımcı olur.
Okul öncesi dönemde çocuklar her şeyi deneme yoluyla öğrenir. Kodlama çalışmaları da buna çok uygundur. Bir şey olmazsa tekrar dener, farklı bir yol bulmaya çalışır. Bu süreç çocuğa hata yapmanın normal olduğunu gösterir. Hemen vazgeçmemeyi, sabırlı olmayı öğrenir.
Kodlama sayesinde çocuk neden-sonuç ilişkisini daha net fark eder. “Bunu yaparsam ne olur?” sorusu sık sık ortaya çıkar. Yanlış bir adım atıldığında sonuç hemen görülür. Bu da düşünmeden hareket etmeme alışkanlığı kazandırır.
Bir diğer önemli nokta dikkat ve odaklanmadır. Basit bile olsa bir sıralamayı takip etmek, verilen yönergeleri akılda tutmak çocuğun dikkat süresini artırır. Bu, sadece teknolojiyle ilgili değil; günlük hayatta da işine yarar.
Ayrıca kodlama çalışmaları çocuğun özgüvenini destekler. Kendi başına bir şey başardığını görmek, “ben yapabiliyorum” hissini güçlendirir. Küçük bir parkuru tamamlamak ya da bir hikâyeyi doğru sıraya koymak bile bu duyguyu oluşturur.
Kısacası okul öncesi kodlama, çocuğu yazılımcı yapmak için değil; düşünen, sabırlı ve çözüm üretebilen bir birey olmasına katkı sağlamak için önemlidir.
0 Yorum